Tayland’dan Gezgine Faydalı Notlar- 2

Tayland Yollarında

Bangkok:

  • Ben Bangkok’u heyecanlı buldum. Bütün o karmaşası ve pisliğini sevdim. Gezerken bir yandan da yaşayacağımız bir sonraki ülkeyi/ şehri seçtiğimiz için alıcı gözüyle fena gelmedi. Ama “turist” gözüyle bakınca 1,5 gün buraya yeter dedim. Hatta keşke Bangkok’a gideceğimize kuzeyde dağa tarlaya vursaydık kendimizi diye pişmanlık bile yaşadım.
  • Bangkok’ta en güzel yemek yenir. Sokak yemekleri babamın da favorisi oldu. China Town akşam 7’den sonra ziyaret edilmeli, en kalabalık sokak lokantalarından birine oturup komşu ne yiyorsa ondan söylenmeli. Ben sokakta yemek yerken yerel halk da orada mı bakarım. Bangkoklular da orada yiyorsa korkma, mideni daha az bozacaksın.
  • Taksiye binmeden önce şoförün taksimetre açmaya gönlü var mı sor. Yok derse uzatma, haydi eller havaya başka taskiye. Tuk-Tuk’a binelim heyecan olsun diyorsan taksinin yazacağından (tabi biliyorsan) biraz daha azına pazarlık yap. Ama çok da öldürme. Yerel ekonomiye katkı önemli.
  • Thai massage (Tayland masajı) boş bir efsane değil, en az bir kere dene. Bangkok’ta saati 250 Baht ile 3000 Baht arası mahalle salonlarından otel spalarına kadar farklı seçenekler var. Google ve Tripadvisor en iyisini bulmana yardım eder.
  • Haftasonu gidiyorsan 15,000 dükkanlı Chatuchak marketi bir gör. Eşine dostuna filli örtü, yasemin kokulu tütsü, gümüş bilezik al. Yorulunca fishball noodle ye, üzerine bir bardak mango suyu iç.

Adalar:

  • Adalarda konaklama, ulaşım, yemek, masaj ve hediyelik eşya anakaradan daha pahalı. Tayland’da bakkal pek kalmamış ama her yerde 7-11 marketleri var. Su, ciklet vs mümkünse evinin önüne dükkan açmış teyzeden, yoksa 7-11’dan temnin edilebilir.
  • Ne yazık ki Thai restoranları yerini pahalı ve lezzetsiz batı restoranlarına bırakmış. Phuket ya da Phi Phi gibi adalarda pizza, ekmek, sabah taze kruvasan ve iyi kahve bulmak sorun değil ama ben bu ticarileşme durumunu biraz üzücü buluyorum. Phuket’te sabah kahvaltısında noodle yemek istediğimizde ne yapacaklarını bilemediler. Bir sandviç söylesek daha kolay olacaktı.
  • Yolculuğa/ tura çıkmadan acentalardan sadece bilgi al, yolu yordamı öğren. Biletini kendin gişeden/ limandan/ duraktan al. Etrafındaki Taylandlılara (mutlaka gülümseyerek) biletin ne kadar olduğunu sor. Olmadı peşlerine takıl.
  • Koh Phi Phi (Phi Phi Island) PADI Open Water sertifikasına (tüm dünyada geçerli dalış sertifikası) başlamak için ideal bir ada. Adada onlarca okul var ama bizim tercihimiz adanın sonuna doğru Sunset Bar’ın hemen yanındaki Blue View Divers. Caroline okulu titizlikle yönetiyor ve güvenliğe çok önem veriyor.
  • Vaktin varsa adı duyulmamış adalara da şans verebilirsin. Bangkok’tan 3 saat uzaktaki Koh Samed hiç beklemediğim halde benim Tayland’taki favorim oldu. Victoria Monument BTS istasyonunda inip 200 Baht’a ilk minibüse bilet alırsan 2,5 saat sonra Ban Peh’desin. Oradaki herhangi bir iskeleden de adaya 20 dakikada gidiliyor. Biz bilete 200 Baht ödedik ama teknede gidiş- dönüş bileti 100 Baht’a satıyorlar.
  • Adalara gitmek için en güzel zaman bence nisan ayı. Kuru sezonun (Ekim- Mart) kalabalıklari çekilmeye başlayınca hem kalacak yer bulmak kolaylaşıyor hem de herşey ucuzluyor. Diğer ataraftan, kuru sezonda deniz daha berrak ve sahil partileri daha canlı.

Her not için en az bir kaç cümle daha ekleyebilirim ama yazı gezgine faydalı notlar amacından sapmasın. Wiki Travel, Lonely Planet, TripAdvisor ve Google‘ın yetmediği yerde belki bu notlar faydalı olur.

M.A.

Tayland’dan Gezgine Faydalı Notlar -1

Tayland yazıları çok oldu galiba ama 15 gündür burada ritmimiz çok hızlı olduğundan aklımda hep birşeyler var. Yazmasam hep konuşuyorum ki o etrafımdakiler için daha zor bir durum galiba. Bu akşam yemekte babama ve W’ye danışıp Taylan’da gelecekler için faydalı notlar çıkardım. Yaşadığımız sıraya göre değil beynimizden esen fırtınanın yönüne göre aşağıda son Tayland yazısının ilk bölümü.

 Gitmeden önce:

  • Daha önce Asya yemekleri ile tanışıklığın yoksa ilk günler miden için çok kolay olmayacak. Mide ve ishal ilaçları çantanın ön gözüne girmeli.
  • Herkesin “temiz” tuvalet standartı ayrı. İşi sağlama almak için hemen elin altında olacak yere ıslak mendil ve kuş gribi ile ofis masalarının vazgeçilmezi haline gelen antibakteriyel jel koymalı.
  • Sivrisinekten hazetmem diyen için sivrisinek kovucu olmazsa olmaz. Uzun kollu giysinin de faydası dokunur.
  • Eski usülden vazgeçmeyenler kırtasiyeden detaylı Tayland haritası almalı. Akıllı telefonu kadar akıllı olanlar telefona (tablet de olur tabi) önceden Google Maps’ten Tayland ve gidilecek şehirlerin sokak sokak haritalarını indirmeli. Taksici “Abi nerden gidelim” dediğinde de bir sahil yolu diyecek kadar bilgili olmak iyidir.
  • Bugünün kuru ile 1 TL 17 Baht ediyor. 60 Baht’a bir kase dolu dolu noodle yenebildiğine göre TL’nin değeri fena değil.
  • Sokakta elinde liste ile yanına yaklaşıp “Bira 3 Dolar, kızlar şahane, ortam süper.” diyenin peşine takılacaksan önüne 300 dolar hesap geleceğini bil. İlla da o şovları izlemek istiyorsan gitmeden önce pazarlık yapmakta fayda var.
  • Kalabalıklardan kaçınca Tayland daha güzel. En popüler caddede ya da en kalabalık sahilde kalmak yerine biraz daha yürüyüp çok güzel mekanlar keşfedebilirsin.
İkinci bölümde adalar var. Ilk yazı çok uzun olursa kimse devamını okumaz kaygısı ile Bangkok ve adalar notları yarın geliyor…
M.A.